31 Temmuz 2025 Perşembe

Vespa GTS 300 ile İstanbuldan İsviçre Alplerine Yolculuk

Daha önce 150 cc Vespa ile tek başıma Italya, 250 cc Vespa ile 12 ülke 5500 km 2 arkadaş Avrupta gezisi yapmıştım. Bir süredir İsviçre odaklı bir gezi düşüncen vardı.  Bunu gerçekleştirmek için  Yunanistan üzerinden gemiyle İtalya oradan da İsviçreye bir rota planladık. Bende Vespa GTS 300, arkadaşımda da Triumph Scrambler 400 vardı.

Aslında plan Edirneden Avusturyaya trenle gidip oradan rota çizmekti fakat gitmek istediğimiz tarihlerdeki yol çalışması nedeneyile sefer iptal oldu. Zamanlama nedeniyle planı değiştirdik.

Hafta sonu sınır yoğunluğuna kalmamak için ilk önce Dedeağaça gitti. 2 gün dedeağaçta uzaktan çalıştık. Cuma günü mesai sonrası Igumenitsaya doğru yola koyulduk. Asıl yolculuk buradan başladı diyebiliriz.

26 Haziranda Dedeağaçtan sürmeye başladık. Ücretsiz yolları tercih ettik. Geceyi Katachas-Yunanistanda geçirdik. Ertesi günde Metoradan geçerek Igumenitsaya geçtik.

Yolda yağmura yakalandık. Bir yere sığını yağmur azaltığında otele doğruı yola çıktık. Fakat şimşekler çakmaya başladı. O sırada kameram açıktı. Biraz korksak da güzel bir anı oldu. Şimşekler altında 20 dk sürdük. Alttaki linke tıklayarak instagrama koyduğum şimşek kesitlerini görebilirsiniz.

VIDEO İÇİN TIKLAYINIZ

Meteora güzel bir yer. Tavsiye ederim Biz gittiğimizde hava sıcaktı daha çok tur otobüsleri vardı ama sakindi.


Meteora



Feribot beklerken





28 i akşamı Feribotla Anconaya geçtik. Tabi bu yolculuk bir gününüzün gemide geçmesine sebep oluyor. Gecikmelerde oldu. Ertesi gün 16 da feribottan indik. Bir gecede Ancona da konakladık. Vapura yakın otoparkı olan bir otel bulduk. Feribotta uyumak herkes için rahat olmayabiliyor o yüzden neredeyse bir gün süren yolculuk sonrası otelde dinlenerek yola devam etmek istedik.

Daha önce de bu yolları geçtiğimiz için aslında yolculuğun sıkıcı kısmı bu diyebiliriz bizim için. 

Otellerde baktığımız detay, bize ya da ertesi gün rotamıza ne kadar yakın , kahvaltı olmalı, 2 ayrı yatak olmalı. 

30 u sabahı İtalyada bulunan Garda Gölüne doğru yola çıktı. Yine ücretli yolları kullanmak istemedik. Biraz da süpriz olsun dedilk.  İzlediğimiz rota şu şekildeydi.



Yol başlarda sıkıcı geçsede Garda gölüne yaklaştıkça güzelleşti. Üzüm bağlarından, şarap evlerinden, akarsuların aktığı vadilerden geçerek Garda Gölüne vardık. Bu güzergah üzerinde Veronaya bağlı Dolce bölgesinden
özellikle geçtiğiniden emin olun. 



Garda gölünde kalcağımız otele vardığımızda artık akşam olmuştu. 2 gece Garda da geçirip, gölün de nimetlerinden faydalanıp İsviçre alplerine gidelim dedik.

Garda gölü çok güzeldi. Tertemiz berrak suları, kendine has koya benzer plajları, italyan mıtfağı vs. biz 2 sap gittik ama romantik bir tatil için gitmek isteyenlere de tavsiye ederim. Ben de tekrar motorla olmasa da gitmedi düşünüyorum








2 Temmuzda Gardadan ayrılıp İsviçrede ilk duraklarımızdan Bernina Geçidi - Berninapass a doğru yola çıktık. Hep ücretsiz yolları tercih ettiğimiz için rota bizi hep dağ yollarına zirvelere götürüyordu. Mesela hiç planımızda olmayan Madonna di Campiglio yu bu şekilde gördük



Yine Passo Del Tonane de bu rotada karşımıza çıkan süprizlerden bir tanesi.





Yolda bir göl kenarında durup marketten aldığımız malzemeler ile yaptığımız sandviçimizi de yedik.Gölün adı Poschiavo. Bu konumda motorunuzu parketip çeşmeden soğuk su alıp, oturup dinlenebileceğiniz hatta İsviçrenin meşhur kırmızı trenlerini görebilirsiniz.  




Ve Bernina Pass







Ve Bernina Pass sonrası yine bir yağmur yakalandık ama yollarda güzel anlat biriktirmeye devam ediyorduk.




Yollardan bir fotoğraf. St Moritze tarafları.




Yolda durup otel araştırdık ve Cunter denilen bir yerde otel bularak oraya doğru devam ettik. Duyduğumuz bir yer olmasa da sornadan öğrendiğimiz burada bir kayak pisti var. Kışın çok fazla kar yağıyormuş. 



Otelim manzarasına karı bir fotoğraf.




Ertesi gün rotamı şu şekilde. Mesafe olarak kısa fakat gidip vakit geçirilecek ve biraz da yürülmesi gereken yerler vardı.




İlk durağımız İsviçrenin meşhur bazı viyadüklerini görmek. Biz Wiesener , Landwasser ve Schmittnertobel viyadüklerini hedefledik. Motorları parkedip 20 yürümeniz gerekir hepsini görmek için. Zaten hepsi bir arada sayılır.  Göreceğiniz manzaralar şu şekilde. 



Viyadükleri gezdikten sonra yine popüler yerlerden biri olan Caumasee ye gittik. Burada da motorları parketdip 15-30 dk yürüyerek asansör ya da yaya olarak göle iniyorsunuz. Göle giriş ücreli 20 Frank. Biz girdik. Gölde yüzdük ve biraz güneşlendik. Keyifli bir ortam vardı ve sakindi. Sanırım hafta içi diye az insan vardı.

Asansörden manzara


Göle giriş videosu :)





Göl keyfi sonrası Chur şehrinde otelimize doğru yola çıktı. Merkezde bir otelde kaldı. 


4 temmuz da rotamız alttaki gibi. Hedefimiz Ren Şelasine varmak. Arada da Seerenbach şelalesini görmek. Tabi yine yolda giderken güzel manzaralar ile gidiyoruz. Sağımızda solumuzda göller. Arada durup fotoğraf çekiyoruz.



Burası Obstalden denilen bir yer.



Seerenbach videosu




Seerenbach su seviyesi azdı ama manzaras çok güzeldi. Biz biraz bilmeden işaretleri de tam anlamadan çok yakınına kadar gittik ama motoru koyduğumzu yer özel bir araziymiş. Normalde aracı göl kenarına koyup yaraım saat yürümeniz gerekiyor.

Şelaleyi gördükten sonra göl kenarına indik. Bu göle giriş için para vermiyorsunuz :) Hatta insanların piknik yapmaları için bir kaç tane manga koymusşlar.Birileri mangal da yapıyordu. Biz de hazır göl bulmuşken girelim dedik. Burada da yüzdük ve kahvemizi demleyip keyif yaptık. Normalde böyle bir şey planlamıyorduk ama gölün ortamı bizi orada vakit geçirmeye zorladı. Gölün adı Walensee. 





 

Göl keyfinden sonra Ren Şelalesine doğru yola çıktık. Gölde plandan fazla zaman geçirdiğimiz için Ren Şelalesine yetişememe durumu vardu ki gittiğimizde bilet gişeleri arızalıydı. Son yarı msaat kalmıştı. Elden bilet satan bir yerde bulamadık. Ama sonra anladıkki arızadan dolayı kapıları açık bırakmışlar. Ücretsiz bir şekilde girdik içeri. Çok güzel bir şelale. Çok yakından görüp hissediyorsunuz.








Ren nehrini gördükten sonra, yine bir otel baktık. Bu sefer otelde bir sorun yaşadık. Gittiğimiz otelde kimse yoktu. Anahtarları koydukları kilitli dolaptada sorun vardı. Biz de rezervasyonu iptal edip Almanya sınırlarında başka bir otel bulduk. Otel bize yakında o yüzden rezervasyon yapmadan gidip bakalım dedik. Yer olunca orada ödeme yapıp kaldık. Otel adını hatırlamıyorum o yüzden.

Takvimler 5 temmuz. Yeni hedef  Fronalpstock. 


Fronalpstock gitmek için önce Brunnen şehrine gittik. En çok motorcuyu burada gördük diyebilirim. Yine göl kenalarında çok güzsel bir yer. Etrafı dağlar ile çevrili.




Burada otel ayarladık ve şansımızı deneyip erken checkin sorduk. Odaya eşyaları bırabilirsiniz, temizlendi ise de anahtarı alabilrisiniz dediler. Şans yüzümüze güldü ve oda temizlenmişti. Eşyaları bırakıp daha rahat kıyafetler ile Fronalpstock a gittik. Otel linki : https://www.booking.com/Share-7QatQU

Buraya gitmek için aracınızı parkedip teleferiğe biniyorsunuz. Biz yürümek istedik. Manzara görerek İsviçre ruhunu dibine kadar hissedelim dedik.3-4 saat çok zorlayıcı diyeceğim çünkü çok dik bir rotaydı ve sıcaktı bir yürüyüş sonrası zirveye vardık. Yürümeyi tavsiye etmiyorun en azından çıkarken :) İnerken rahat olsa da hem çıkarken hem de inerken çok gerekli değilmiş. Açıkçası kondüsyonu olan birisiyim. O kadar seyahat üstüne bu yürüyüş sağlam yordu ve beklendiğimiz gibi bir manzaralı yürüyüş olmadı. Yine de güzel bir meydam okumaydı diyebiliriz.
 
Zirve ise şu şekilde. Tabi ters ışığa yakalandık çok net görünmese de manzara muhteşem ve zirvede bir Restoran Cafe var. Zaman geçirebiliyorsunuz.






Çok yorucu bir günden sonra otele döndüğümüzde hava kararmıştı.  Ertesi günün planını yapıp uyuduk. otel linki : https://www.booking.com/Share-z48El56


6 temmzda hedefimiz  Stäubifall  ve Furka Pass.



İlk durak Stäubifall. Motorları parketip yarım saat yürüyorsunuz. Tabi yürürken şelaleyi gördüğünüz her açıda ne güzel diyorsunuz.  Manzara için BURAYA TIKLAYINIZ

Diğer bir video







Sonrasında herkesin hayallarindeki o yer. Meşhır otel önünde pozumuzu verdik. Videomuzu çektik.





Drone ile de çektiğim videoyu BURAYA TIKLAYARAK izleyebilirsiniz. İkinci bir videoyu da yine BURAYA TIKLAYARAK izleyerebilirsiniz.

Furkapassta otel önüne gelen kadar da kısa bir çekim videosu



Burada ayrıca bilinen buzullardan bir tanesi olan  Rhone Buzulu var. 10 dk yürüyerek bu manzarayı görebilirsiniz. 

Rhone Buzulu



Buzuldaki fotoğrafı çektiğimizde saat 19.30 du :) Otel araştırdık en yakın otel 40 dk mesafe. Yine akşama kaldı. Şansımıza yağmur da yağmaya başladı. Nedense akşama doğru hep yağmura yakalanıyorduk. Yağmuru görene kadar havsa güzeldi. Biz de az yağıyor, durur vs derken yağmurlukları giymedik. Hızlanan yağmurla güzel ıslanarak, karanlıkta otele vardık.  Otelimiz Göschenen bölgesindeydi ve çok şirin bir oteldi. Sabah da sisli bir manzarayla uyanmıştık. 


Sabah manzara




Otelden ayrılırken çektiğim kısa video



Yeni hedefimiz Triftbrücke, rotamız da şu şekilde. 


Sustenpassta çekim ve kahve molası.







Yine bizi güzel ve yorucu bir yürüyüş bekliyor. Bu sefer teleferiğe binelim dedi o da arızalıydı. Gerçi binsel de yolun yarısını götürüyormuş. 3-4 saat lik bir yürüyüşle bu manzaraya vardık. Manzara videosu için BURAYA TIKLAYINIZ. 


Triftbrücke sonrası otelimize gitmek üzere Iseltwalda yola çıktık. Ücretsiz yolları seçtiğimiz için çoğu zaman dağları aşarak yol yapıyoruz. Fakat bu seferki dağ yolu bizi çok soğuk, rüzgarlı ve yağmurlu karşıladı.

8 temmuz sabahı Iseltwald pozumuzu verdikten sonra rota Rosenlaui.




Rosenalui araçla rahatlıkla gidebileceğiniz bir yer. Iseltwalddan giderken de yine güzel manzaralar izleyerek gittik. Bir çok yerde adı şanı geçmeyen şelaleler de görebilitorsunuz yollarda.

Rosenlauiye vardıktan sonra biraz foto video çekip manzaraya karşı kahvemizi demledik.





Ertesi gün Zermat a gitmeyi planladığımız için, Zermata yaklaşacak şekilde bir otel arayışına girdik. Fiesch bölgesinde bir otele gittik. Otel Linki : https://www.booking.com/Share-yRFU7N

Yalnız bu sefer beklemediğimiz bir hava karşıladı bizi. Rota Grimsellpass tan geçiyor. Seyahat boyunca en rüzgarlı, soğuk havayı burada gördük. Yağmur ile başlayıp kara dönen bir hava, şiddetli bir rüzfar ve soğuk. Normalde durup fotoğraf video çekmemiz gerekiyordu ama kaçıp gittik desem yeridir. Kameramız açık olduğu için video çektik ama üşüdük gerçekten. 




Zermata gitmek için önce aracınızı Tasch adı verilen bir yere gidiyorusunuz. Orada araçları parkedip trenle önce Zermata geçiyorsunuz. Ya da 1 saat yürümeniz gerekiyor. Bu arada tren 100 Frank gibi bir fiyattı. Zermattan da zieveye çıkmak için yine teleferiklere biniyorsunuz. 200 Franka yakın para gidiyor. Bu paraları verince tobleron dağına karşı tobleron yiyebiliyorsunuz :) İşin şakası İsviçre tabi diğer ülkere göre pahalu ama bu Zermatt olayı gereksiz pahalı bir deneyim. Bir çok insan da sadece yürüyerek buralara gelebiliyor ama bütün gününüz gidebilir. Para kısmını saymazsak güzel deneyimdi. Ayrıca gittiğimiz en kalabalık yer burasıydı. Pahalı olmasına rağmen en çok turisti burada gördük.




Zermatı da gördükten sonra artık dönüş yoluna yavaştan geçiyorduk. Locarno da bir otele doğru yola çıktık. Burada 2 gece kaldık.  Otel Linki : https://www.booking.com/Share-iJKIwm8

Bu civarda da göreceğimiz yerler vardı. San Bernardino geçidi de bunlardan biriydi. Alttaki zirve pozumuzu verdikten sonra İsviçrenin popuper outleti olan FOX Town OUTLET e gittik. Burada biraz alış veriş yaptık. Fiyatlara çok yorum yapmayacağı,  İsviçre markaları genel olarak diğer ülklere göre yüksek. Biz Mammuttan outdoor ürünler aldık. %50 indirimli fiyatlarıyla .




11 temmuzda artık Anconaya feribota binmek üzere yola çıktı. Seyahat boyunca ücretli yolları kullanmamıştık. Bu sefer İsviçreyi geçer geçmez otobana girdik. İtalya otobanı çok yoğun fakat akııcı. Sadece benzinliklerde giriş çıkışlar kaynaklı yoğunluklar oluyor. Biz de emniyet şeridi ya da aralardan kaçarak trafiğe girmedik. İtalyanlar da aynısını yapıyordu :)


Gemiyle Yunana geçtikten sonra Igumenitsaya 1 saat mesafede Yanya diye bir yerde kaldık. Bölge güzel. Tarihi olan göl kenaları bir şehir. Kaldığımız otelde ucuza ve güzeldi. Ertesi gün artık Allah ne verdiyse sınıra doğru yola çıktık. Kavala da yemek molası verdik. Sınırda çok uzun sıra vardı. Biz en öne geçip işlemlerimizi yaptık. Bu arada Yunan otobanlarında da bazen sıra olabiliyor. Burada da öne geçip rica ederek sıraya takılmadan ilerledik. İnsanlar hoş görülüydü.

Bizim için sonları, birikmiş yorgunluklarla beraber biraz zor oldu fakat sağ sağlim bir sorun yaşamadan ülkemize vardık. Ben istanbula arkadaşım izmire doğru evimize gittik.

İsviçreyi herkes tavsiye ederim. Motorla gezmesenizde, oraya gidip araç kiralayarak gezmenizi öneririm. Avrupa ülkelerime göre daha pahalı olduğu bir gerçek ama otel fiyatlarında pek fark görmedik. Market ve yeme - içme olayları yerine göre %50-100 arası fark ediyordu.  Tren, teieferik gibi araçlar da biraz bütçenizi eritebilir. Ben tekrar motorla olmasa da gitmeyi düşünürüm.









Vespa GTS 300 ile İstanbuldan İsviçre Alplerine Yolculuk

Daha önce 150 cc Vespa ile tek başıma Italya, 250 cc Vespa ile 12 ülke 5500 km 2 arkadaş Avrupta gezisi yapmıştım. Bir süredir İsviçre odakl...